top of page
Ara
  • akademimucitler

Çocuğum Tek Başına Oyun Oynayamıyor.!


“Çocuğum ben olmadan kendi kendine oyun oynayamıyor. Kendimi onunla oynamaktan alıkoyamıyorum. Bu sebeple kendime vakit ayıramıyorum. Rahatça bir kahvemi alıp içemiyorum.” diyorsanız buyurunuz...▶️🧩⚽️


Salgınla beraber evde geçen sürenin artmasıyla, ebeveyn çocuk arasında geçen süre de arttı. Bununla beraber anne babaların bazı konularda zorladıklarını gördük. Bu konulardan biri de, çocukların kendi başlarına oyun oynayamamalarıydı.


Evden çalışan ve çalışmayan ebeveynler çocuklarının yalnız oyun oynayamamasından, yanında sürekli bir yetişkin istemesinden yakınır oldular. Bu durum ebeveynlerin kendilerine ayırmaları gereken zamanı ve çocukların da belli düzeyde bireysel hareket etmesini etkilediğinden sorunları ve soruları da beraberinde getirmektedir. Özellikle tek çocuklar ve aralarında yaş farkı olan kardeşler yalnız vakit geçirmekte görece daha zorlanmaktadırlar.


Çocuğun kendi kendine oynayamaması, aile içi genel tutum ve ilişkilerden bağımsız olarak tek başına incelenemez. Çocukla olan ilişkinizde fazla kontrolcü iseniz ya da kontrol çocuğunuzdaysa bu durum kaçınılmazdır. Bebeklikten itibaren çocuğun hemen her ihtiyacı anında karşılanıyor, çocuk herhangi bir durumun eksikliğini hissetmeden o duyguyu tatmadan tüm istek ve ihtiyaçları önceden sezinlenerek karşılanıyorsa burada anne ve çocuğun karşılıklı olarak birbirilerine bağımlılık geliştirmesi muhtemeldir. Bu durumda da bireysel hareket etmek taraflar için oldukça güç duruma gelecektir. Bu durumun tam zıttı olan ihmalkar ebeveyn tutumunda da çocuk ebeveyne karşı aşırı bağlılık geliştirebilmektedir.

Aile bireyleri, özel alanlarını koruyabilmesi, çocukların belli sürelerde kendi başlarına da keyifli vakit geçirebilmesi için neler yapılmalıdır, inceleyelim.


• Öncelikle Güven Aşılayalım

Çocukların kendi başlarına oynamaları konusundaki isteğimiz gerekli ve normaldir. Ancak öncelikle temel güven duygusu oluşmalıdır. Güven duygusu için çocukla olan fiziksel temasa ve dikkate ihtiyacımız var. Doyurucu oyun için dışarıdan bir uyarana maruz kalmadan, dikkatinizi sadece çocuğa ve oynadığınız oyuna vererek birliktelik geçirmeniz gerekir. Süre kısa bile olsa kaliteli geçirilmesi yeterli olacaktır.

• Kontrol kimde?

Ebeveynler, “Zaten çalışıyorum çocuğumla vakit geçiremiyorum. Kalbi kırılmasın. Üzülmesin” düşünceleriyle kontrolü farketmeden çocuğa devredebiliyorlar. Kontrol çocuktaysa, çocuk bunu kendi lehine kullanmak için ebeveyni her istediğinde yanına çağıracaktır. Çocuk reddedilmeyeceğini bilir. Çünkü reddedildiğinde gösterdiği tepki işe yaramıştır. Ebeveynler, çocuklarıyla kaliteli geçirecekleri 40 dakika civarı zaman dilimi ile onları duygusal doyuma ulaştırabilir. Keyifle geçirdiğiniz dakikalar sonrasında çocuğun sizden ayrılması zor olacaktır. Çocuk ağlayacaktır. Ama problem yok. Çocuk bunun normal olduğunu bilmeli ve sizinde kendi işleriniz olduğunu kendinize vakit ayırmanız gerektiğini anlamalıdır. “Sen orada oynarken ben de bu kitabı okuyacağım” diyerek yanında oturun. “Öğle yemeği biter bitmez seninle evcilik oynamak istiyorum”. “Akreple yelkovan buraya geldiğinde lego oynamak istiyorum” Süreniz dolduğunda ise “İşe dönme zamanı / Yemek zamanı yaklaştığı için sofra kurmam gerekiyor / Çamaşır yıkamam gerekiyor” gibi kısa ve net cümlelerle bilgi verin ve bir öpücük kondurarak veya uygun bir fiziksel temas ile çocuğunuzun yanından ayrılın.

Kontrol sizdedir fakat oyun alanı içerisinde çocuk özgür olmalıdır.


• Sıkıldığınızda ilk tercihiniz ne olur?

Çocukları oyalamak ya da onlarla vakit geçirmek için yaratıcı oyunlar, ilgi çekici fikirler sunmak yerine; ekran ile vakit geçirmelerine ön ayak oluyorsanız ya da sizlerde sıkıldığınızda alternatifleriniz yoksa ve direkt ekrana yöneliyorsanız çocukta sizi örnek alacaktır. Bu süreçte sıkıldığınızda bir resim yapmak, kitap okumak, enstrüman çalmak gibi çeşitli alternatifleriniz olursa çocukta sizi örnek alacaktır.


• Çocuğun sıkılmasına fırsat verir misiniz?

0-6 aylık dönemde 5-10 dakika, 18 aylık olan döneme kadar 10-20 dakika olacak şekilde kademeli olarak bağımsız oyun denemeleri yapabilirsiniz.

Çocuğun can sıkıntısını geçirme adına her an türlü türlü fikirler bulmak, çocuğun sıkılmasına fırsat vermemek, çocukların hayal gücünü, problem çözme yeteneğini, psikolojik dayanıklılığını ve yaratıcılıklarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Çocuğun belli süre içerisinde sıkılması, üretkenliğini artıracağı gibi kendi kendine iyi olabilme halini de destekleyecektir. Çocuk sıkıldığında ona “Biliyorum can sıkıntısı zor” diyerek onu anladığınızı ifade ederek, kendisinin problem çözmesine zemin hazırlamış olursunuz.

3 yaş öncesi çocukta bu durumu sağlarken dikkat etmeniz gereken durum, hem çocuğun ihtiyacını karşılamak hemde olgunlaşmasına daha esnek davranarak fırsat vermek olmalıdır.


• Ekran süreleriniz düzenli mi?

Ekranla geçirdiğiniz süre düzenli değil ve fazlaysa ekran arasındaki geçişlerin yoğunluğundan çocuk hipnotize şekilde çıktısız, hareketsiz şekilde ekrana kilitleniyor. Ekran çocuğa hazır oyun sunduğun çocuk için kolay eğlence aracı oluyor. Çocuk bu sebeple yaratıcılığını kullanamıyor ve ekranın olmadığı zamanlarda oyun kurmakta zorlanabiliyor. Bu sebeple sizde ekran sürelerinizi kontrolden geçirerek çocukla geçirdiğiniz zamanın kalitesini artırın. Ekran süresini düzenlemeniz, yeni kurallar koymanız halinde çocukta ağlamalar, itirazlar olacaktır. Bir çok problemli davranış ortaya çıkacaktır. Bunlara hazırlıklı olun ve sakin, net kalmaya çalışın.



199 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kommentare


bottom of page